24 Eylül 2024 Salı

İç savaş ısrarı çocukları ikinci kez yaşam alanlarının dışına atıyor

Diyarbakır başta olmak üzere Kürdistan'da çocuklara yönelik hak ihlallerini raporlaştıran HDP Çocuk Komisyonu, savaşın sürdürülmesinde ısrar edilmesi nedeniyle yaşanan iç göçlerin zaten yersiz yurtsuz bıraktırılan çocukların ikinci kez yaşam alanlarının dışına atıldığını kaydetti.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Çocuk Komisyonu, Diyarbakır başta olmak üzere Kürdistan'da çocukların yaşadıkları sorunları tespit etmek ve çözüm politikaları üretmek amacıyla "Diyarbakır Çocuk Raporu" hazırladı.

Rapor, çocukların eğitim, sağlık, hukuk, anadili, işçileştirilme, kültür-sanat, göç ve mültecilik, kent ve doğa alanlarında yaşadıkları sorunlara odaklanıyor. Rapor ayrıca yeni dönemde siyasette ve toplumsal yaşamda çocukların toplumsal özneler olması, çocuk alanının temel bir alan olarak kabul edilmesi çabasının sürdürülmesini amaçladığı gibi, çocukların özgürleşmelerine aracılık etme iradesini de güçlendirmeyi hedefliyor.

Raporda göç ve mültecilik başlığında Diyarbakır ve bir bütün olarak coğrafyanın tümünde çocukluk alanında yaşanan en büyük sorunlardan birinin kuralsız, keyfi ve prosedüre bağlı olmayan bir biçimde kentte varlıklarını sürdürmeye çalışan mülteci ve göç mağduru çocuklara ilişkin olduğu kaydedildi. Artık evlerde bile Kürtçe konuşulmaması çocukların hem anadillerini konuşmasını ve gündelik yaşamının doğallığında anadiliyle iletişim kurmasını hem de kültürünün özelliklerini, önemli şahsiyetlerini, ritüellerini tanıması açısından oldukça etkili olduğu belirtildi.

Diyarbakır'da yaşanan mültecilik sorununun yanında bir de savaşla birlikte yaşanan iç göç sonucu mağdur olan çocukların bulunduğunun altı çizilen raporda, "Savaşın sürdürülmesinde ısrar edilmesi nedeniyle yaşanan iç göçler, zaten yersiz yurtsuz bıraktırılan çocukları ikinci kez yaşam alanlarının dışına atmaktadır" denildi.

Raporda sonuç ve öneriler şöyle sunuldu:
🔹"HDP Çocuk Komisyonu'nun kurulması geç atılmış bir adım olsa da oldukça kıymetli ve önemli bir adım olarak görülmektedir.
🔹HDP Çocuk Komisyonu'nun Haziran 2022'de gerçekleştirdiği Çocuk Sempozyumu'nun bir benzerinin Diyarbakır'da yapılması önerilmiştir.
🔹Çocuk alanında etkili çalışmaların yapılması için ve alanın sorunlarının kesişimsel olması nedeniyle partinin bazı komisyonlarının -eğitim, ekonomi, engelli gibi- ihtiyaç dahilinde birlikte çalışması oldukça önemlidir.
🔹Diyarbakır'da çocuk alanında çalışan kurumların görünürlüklerinin artırılması ve yaptıkları çalışmaların ülke içinde ve uluslararas düzeyde paylaşımı için geliştirilebilecek araçların gündeme alınması gerekmektedir.
🔹HDP olarak çocuk kurumlarının 'barış köyü', 'çocuk köyü', 'kent bostanları', 'çocuk müzesi', 'çocuk masal evleri', 'müzik evleri' gibi hayallerini yeni dönemde yerel yönetimlerimizce destekleyerek hayata geçirilmesine aracılık etmek oldukça önemlidir.
🔹Her ilin kendi çocuk komisyonunu kurması merkezi çocuk komisyonumuz tarafından desteklenmelidir. İlk adımı olarak HDP Diyarbakır ve Van İl Çocuk Komisyonu'nun oluşturulması ve ihtiyaç dahilinde il komisyonundaki arkadaşlarımızla çocuk temalı atölyelerin düzenlenmesi önemlidir. Böylece komisyon çalışmaları doğrudan deneyimin ve bilginin biriktiği asıl alandan doğru beslenecek ve daha etkili sonuçlar üretebilecektir. İllerde bulunan çocuk kurumlarının doğrudan ve ilk elden muhatabı il çocuk komisyonlarımız olmalı, merkez çocuk komisyonunun ilişkisi daha çok koordinatif düzeyde sürdürülmelidir.
🔹Çocuk Komisyonu'nun çalışmalarının etkili ve sonuç alıcı sürdürülmesi için merkezi düzeyde komisyona bütçe ayrılması gerekmektedir.
🔹HDP ile çocuk kurumları arasındaki iletişimin ve diyaloğun güçlendirilmesi, sürekli ve sistematik düzeyde sürdürülmesi önemlidir.
🔹Partinin bir bütün olarak, merkezi ve yereller düzeyinde çocuk, kültür-sanat ve eğitim gibi komisyonların çalışma alanlarını tali olmaktan çıkarıp asıl kurucu politika yapma alanlarından biri olarak kabul eden yaklaşımı desteklemesi zorunludur.
🔹Çocuk alanında çalışma yürüten kurumların kendi özgün faaliyet alanlarının ve kurumsallıklarının olduğu farkındalığıyla komisyonumuzun kurumlarla ilişkisinde asıl odak ve meram; komisyonun ya da kurumların öne çıkması değil, bilakis bir siyasal parti olarak çocukların hayatlarına kolektif ilişki içerisinde etki edebilme gücünün arttırılmasıdır.
🔹Görüşmelerde paylaşılan sorunlara ilişkin mecliste verilmek üzere komisyonumuz tarafından önerge ve kanun teklifleri hazırlanmalıdır (bağımlılık, genç intiharları, çocuk cezaevleri, mülteci çocuklar gibi).
🔹Diyarbakır'da madde bağımlılığı ile mücadelede alanın uzmanlarından oluşan enformel bir ağın oluşturulmasına komisyonumuz tarafından aracılık edilmesi ve bu ağın koordinasyonunun üstlenilmesi elzemdir.
🔹Çocuk alanında bir bellek oluşturmak için çocuk alanında çalışan kurumların dönemsel raporlarına erişmek, alanın bilgisine sürekli sahip olmak ve müdahil olmak anlamında önemlidir.
🔹Diyarbakır'da ve bir bütün olarak bölgede yaşanan çocuk hak ihlallerinin düzenli takip edilmesi, izlenmesi ve müdahil olunması gerekmektedir.
🔹Ziyaretlerde ve görüşmelerde çocukların yaşadıkları kimi sorunlar detaylı bir biçimde konuşulamasa da önümüzdeki dönemde yapılacak çalıştay, atölye, konferans ve benzeri buluşmalarla başlıkların kolektif tartışması yapılarak çözüm önerileri geliştirilecektir. Örneğin zorla evlendirilme sonucu cinsel şiddet  mağduru olan çocuklar ile dijital taciz bu önemli sorunlardan bazılarıdır.
🔹Diyarbakır'da eğitim, sağlık, istismar, işçileştirme gibi çocukların yaşamlarını doğrudan kesen bütün sorun alanlarında enformel dayanışma ve iletişim ağlarının kurulması gerekmektedir. Bu sorunların çözümü bağlamında yalnızca devlet kurumları çerçevesinde geliştirilen yaklaşımlardan vazgeçmeli ve bu hat yalnızca işlevsel düzeyde sonuç alınabilme durumunda kullanılmalıdır. Bunun dışında ve aslolarak toplumsal ve enformel alanın genişletilerek hegemonya mücadelesinin büyütülmesi, toplumsallaştırılması ve enformel özdeneyimlerin biriktirilerek çocukluk alanının modellerinin oluşturulması, coğrafyanın kendi çocukluk yaklaşımını ve politikalarını inşa etmesi gerekmektedir.
🔹Bu gerekliliğin ve perspektifin HDP açısından ilk büyük adımlarından biri olarak kısa vadede Diyarbakır'daki tüm çocuk kurumları ile birlikte örgütlenecek bir 'Çocuk Çalıştayı' yapılmalıdır. Bu çalıştayda çocukların yaşadıkları sorunların tespiti, derinlemesine tartışılması, dokümantasyon, etkili ve güçlü kolektif nitel bilgi üretilmesi, çözüm haritalarının oluşturulması amaçlanmalıdır. Çalıştay raporu Kürtçe, Türkçe ve İngilizce dillerine çevrilerek enternasyonal çocuk kurumlarıyla da doğrudan paylaşılmalıdır.
🔹Çalıştay sonrası orta vadede enternasyonel bir Çocuk Sempozyumu Diyarbakır'da düzenlenmelidir. Çocuk alanında hakim olan yaklaşımlara karşı uzun yıllardır yürütülen çalışmaların yol göstericiliğinde coğrafi eşitsizliğin hakikati birlikte duyurulmalı ve dönüştürülmelidir.
🔹Diyarbakır'da öteden beri çok sayıda çocuk kurumu ve deneyiminin olduğu ancak buna karşılık yeterli düzeyde görünür olmadıkları bir gerçekliktir. Çocuk alanının uzmanları ya da kimi zaman 'bilirkişileri' çoğunlukla 'batı' menşeili kişiler gibi görülmektedir. Bu alanda hangi bilginin ve kimin öne çıktığı, neden öne çıktığı sorusunun cevabı da doğrudan ideolojik bir yaklaşımın hegemonyası ile ilgilidir. Dünyada çocuk ve dahi neredeyse bütün alanlarda akademik, kurumsal, araştırma ve pratik düzeyde nasıl İngilizce konuşulan ülkelerin bilgisi ve kişileri öne çıkıyorsa bu topraklarda da sözünü Türkçe ve Türklük referans çerçevesi içerisinde söyleyen ile alanda açık veya örtük olarak Türkçe ve Türklük akidi ile çalışmalar yürüten kişilerin ve kurumların hegemonyası söz konusudur. Çocuk alanındaki bu hegemonyanın, tıpkı çocukların deneyimlerinin arasındaki eşitsizliklerin tesadüfi olmadığı gibi tesadüfi olmadığını, bilakis ideolojik arka planı olduğu açıktır. Tam da bu nedenle, HDP Çocuk Komisyonu olarak tüm çocukların sorunlarına sahip çıkmanın yanında; çocuk alanındaki deneyimlerin görünür olmasını desteklemek, buna aracılık etmek ideolojik-politik açıdan komisyonumuzun yaklaşımının netliğini ifade etmektedir. Bu bağlamda, HDP'nin çocuk alanında sadece söylem düzeyinde kalan politikalar üretmek yerine toplumsal alanın sürekli, dinamik ve güncel bilgisine sahip olması ve deneyim biriktirmesi, bu deneyimleri toplumsallaştırması yürüttüğümüz mücadele açısından oldukça önemlidir."