29 Eylül 2024 Pazar

Cumartesi Anneleri: Dargeçit JİTEM davasında cezasızlığa son

Dargeçit kayıpları için açıklama yapan Cumartesi Anneleri, sanıklar hakkında verilen beraat kararına yapılan itiraza dikkat çekti. İtirazın yapıldığı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi'ne seslenen aile, failler hakkında işledikleri suçu karşılayan cezalara hükmedilmesini istedi.

Cumartesi Anneleri, 918. hafta açıklamalarını 27. yıl önce gerçekleşen Dargeçit kayıpları için gerçekleştirdi. Online düzenlenen açıklamanın metnini İHD Mardin Şube Yöneticisi Hicran Erdinç okudu.

Dargeçit katliamı davasında itirazın yapıldığı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi'ne seslenen Erdinç, "Dosyayı değerlendirirken sanıklar aleyhine mahkeme tutanaklarına giren tanık beyanları ve delilleri dikkate alın. Failler hakkında işledikleri suçu karşılayan cezalara hükmedin. Unutmayın ki; bu suçu işleyenler kadar, suçun üstünü örtenler, cezasız bırakanlar da insanlığın vicdanında suçludur" dedi.

Erdinç kaç yıl geçerse geçsin kayıpların akıbetini sormaktan ve faillerin yargılanmasını istemekten, kayıplarla buluşma mekanı olan Galatasaray meydanından vazgeçmeyeceklerinin altını çizdi.

NE OLMUŞTU
29 Ekim-8 Kasım 1995 tarihleri arasında Mardin/Dargeçit'te ağır silahlı askerler ve korucular tarafından yapılan ev baskınlarında dört çocuk, iki lise öğrencisi ve iki kadının da aralarında olduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar Dargeçit Jandarma Taburuna götürüldü.

Gözaltında tutulanlardan bazıları bir süre sonra serbest bırakıldı. Ancak 12 yaşındaki Davut Altunkaynak, 13 yaşındaki Seyhan Doğan, 16 yaşındaki Nedim Akyön, 19 yaşındaki Mehmet Emin Aslan, 20 yaşındaki Abdurrahman Olcay, 21 yaşındaki Abdurrahman Coşkun ve 57 yaşındaki Süleyman Seyhan evlerine geri dönemedi. Onları soran ailelerine "Sorgu sonrası serbest bırakıldılar, dağa gitmişler" cevabı verildi.

Olaydan 4 ay sonra 6 Mart 1996 tarihinde, Süleyman Seyhan'ın kafası olmayan yakılmış bedeni bir kuyuda bulundu. Seyhan'ın bulunmasından iki gün sonra da onun bulunduğu yer hakkında ailesine bilgi verdiği ve taburda yaşananları üst makamlara aktarma potansiyeli taşıdığı gerekçesiyle, Dargeçit Jandarma
Taburunda görevli uzman çavuş Bilal Batırır da kaybedildi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) hükümet dışı bağımsız ve gönüllü bir kuruluştur. 1986 yılında 98 insan hakları savunucusu tarafından kurulan derneğin günümüzde 28 şubesi, 4 temsilciği ve 10 bin 938 üyesi bulunmaktadır. Türkiye'deki en eski ve en büyük insan hakları örgütü olan İHD'nin "tek ve belirli amacı, 'insan hak ve özgürlükleri' konusunda çalışmalar yapmaktır."

Evlatlarını bulmak için ailelerin yaptıkları suç duyuruları etkin bir biçimde
soruşturulmadan takipsizlikle sonuçlandı. Ailelerin ve İnsan Hakları Derneği'nin 29 Mayıs 2009 tarihli başvurusu ve İHD Mardin Şubesi'nin çabası sonucunda Dargeçit Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı yeniden açtı ve soruşturma başlattı.

Savcılığın yürüttüğü soruşturma kapsamında Dargeçit kayıplarının gözaltında öldürülerek kuyulara gömüldüğü gerçeği ortaya çıktı. 2012 – 2013 ve 2015 tarihleri arasında tanık beyanlarına dayanarak yapılan kazılar sonucunda, gözaltına alınan kişilerin ağır işkence izleri taşıyan kemiklerine ulaşıldı.

Savcılığın hazırladığı iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. Dönemin Mardin Jandarma Komando Tabur Komutanı Hurşit İmren, Dargeçit İlçe Jandarma Komutanı Mehmet Tire, Dargeçit Merkez Jandarma Karakol Komutanı Mahmut Yılmaz, Karakol Komutanı Yardımcısı Haydar Topçam ve Uzman Çavuş Kerim Şahin'in de aralarında bulunduğu 18 sanık hakkında "taammüden öldürmek" suçundan dava açıldı.

Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada yedi Dargeçitli'nin ve uzman çavuş Bilal Batırır'ın nasıl ve kimler tarafından kaybedildikleri tüm detaylarıyla mahkeme kayıtlarına geçti. Dava dosyasında sanıkların sorumluluğuna işaret eden birbiriyle tutarlı çok sayıda tanık beyanı ve bu beyanları destekleyen deliller yer almasına rağmen mahkeme; sanıklar hakkında "kesin delile ulaşılmadığı" gerekçesiyle beraat kararı verdi. Bunun üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi'ne itiraz başvurusu yapıldı.