20 Eylül 2024 Cuma

Kumun Gecesi belgeselinin galası gerçekleşti

'Kumun Gecesi' belgeselinin galasında konuşan yönetmen Ali Ergül, "Yapabildiğim bir şey var ve ben video çekerek, belgesel yaparak direnmeye devam ediyorum" dedi.
Yönetmen Ali Ergül'ün "Kumla boğulup, toprağa gömülen emekçilerin hikâyesi" diye anlattığı kot kumlama işçilerinin silikozise yakalanması ve yaşamlarını ele alan "Şeva Xize" (Kumun Gecesi) belgesel gösteriminin galası Şişli Belediyesi Nazım Hikmet Kültür Merkezi ve Sanat Evi'nde seyirciyle buluştu.
 
Etkinliğe Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Züleyha Gülüm, Hüda Kaya, Oya Ersoy, Dilşat Canbaz, emek meslek örgütü temsilcileri ve basın çalışanları katıldı. Ayrıca etkinlikte açlık grevinde olan DTK Eşbaşkanı Leyla Güven'in durumuna dikkat çekildi.
 
'MESLEK HASTALIĞI ACI ÇEKTİREREK ÖLDÜRÜR'
 
Etkinlikte ilk olarak konuşan Limter-İş Sendikası Genel Başkanı Kamber Saygılı, iş cinayetlerinin bir anlamıyla görünür kılındığını ancak meslek hastalıklarının görülmemeye devam edildiğini vurguladı. Saygılı, iş cinayeti gerçekleşmeden kayda geçilmediğinin altını çizerek konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
"İş cinayetlerine ve meslek hastalığına karşı mücadele sendika, demokratik kitle örgütleri, emekten yana siyasi partilerin en temel görevlerinden birisi olduğunu düşünüyoruz. İş cinayetlerinde mücadelemiz işçiler yaşamını yitirdiğinde, 'Allah rahmet eylesin' demeye devam ediyoruz. Bunu bir tık daha yukarı çıkartarak iş cinayetleri mücadelesini temel bir mücadele olarak almış değiliz. Asgari ücrete verilen tepkiyi ve mücadeleyi hala iş cinayetlerine gösteremiyoruz. Meslek hastalığı esasen zamana yayılmış ölüm anlamına geliyor. Görülmeyen ama acı çekerek ölüm. Akciğer hastalığı can çekiştirerek öldürür, bu konuda bugün galasını yapacağımız Kumun Gecesi filmi akciğer hastalığına dikkat çeken aynı zamanda bu hastalığa karşı toplumsal duyarlılığı arttırmaya çalışan bir film."
 
Saygılı'nın konuşmasının ardından 2018 yılında meslek dallarına göre yaşamını yitirenlerin verileri paylaşıldı.
 
'HER YIL BİNLERCE İŞÇİ MESLEK HASTALIĞINDAN ÖLÜYOR'
 
Ardından İSİG adına konuşan Murat Çakır, son üç yılda 2000 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği bilgisini vererek şöyle devam etti:
"Meslek hastalıkları ölümü hakkında bir verimiz yok. Her yıl binlerce arkadaşımız meslek hastalıkları sebebiyle ölüyor ancak biz onları kalp krizinden vs. gibi hastalıklardan öldüğünü kabul ediyoruz. İş cinayetlerine karşı en büyük şey örgütlenmedir. İş cinayetlerini engellemenin en temel yolu örgütlenmektir. Bu noktada hep beraber mücadele etmeliyiz."
 
'TEK ÇIKIŞ YOLUMUZ ÖRGÜTLENMEK'
 
Dev-Yapı iş Sendikası Genel Başkanı Özgür Karabulut da sermayenin cezasızlık zırhıyla korunduğunu belirterek vazgeçmeyeceklerini, mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti. Karabulut mücadelenin gerekliliğini her alanda vurguladıklarını ifade ederek, "İşçilerin yaşam mücadelesi örgütlenmeden oluyor. Biz örgütlülüğümüzü gerçekleştirdiğimizde iş cinayetlerini de durdururuz insani çalışma koşullarını da sağlarız. Tek çıkış yolumuz örgütlenmek" şeklinde konuştu.
 
'VİDEO ÇEKEREK DİRENMEYE DEVAM EDİYORUM'
 
Son olarak konuşan Kumun Gecesi'nin yönetmenliğini üstlenen Ali Ergül bugün iş kazası nedeniyle yaşamını yitiren Emek Partisi (EMEP) üyesi Sedat Yeşilköy'ü anarak konuşmasına başladı. Ergül, "2007 yılında başlayan bir çalışmanın belgeselini izleyeceğiz. Aslında belgesel demek pek doğru değil. Ölüm haberi. Aslında ölüm haberi bile olmayan silikozis hastalarının hayatlarını kaybettiklerini gördük. Bütün iktidarların işçileri ölüme götüren mekanizmaların aktörü olduğunu görüyoruz. Asgari ücret için kısmi olarak bile olsa yan yana gelenler neden meslek hastalıklarında yan yana gelmiyor? Evet bugün sendikalar burada ve yeni yeni yan yana geliyoruz. İzleyeceğiniz şey çok sanatsal değil. Ben direnmeye çalışıyorum. Yapabildiğim bir şey var ve video çekerek direniyorum. Bayrampaşa'da işçiler yanarak öldürüldü, Ankara'da göçmen işçiler yanarak öldürüldü, Her gün öldürülüyoruz ve işçilerin çalışma koşullarını düzetmediğimiz sürece gazetelerde yaşayacağız" ifadelerine kullandı.
 
Ergül son olarak Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve HDP Milletvekili Leyla Güven'in açlık grevinde olduğunu hatırlatarak Güven'in direnişini selamladı.
 
HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu da söz alarak "İşçi cinayetlerinin ve meslek hastalıklarının bu memlekette toplu katliama dönüşerek sürüyor. Soma, Ermenek, Şırnak ve 3. havalimanı inşaat işçilerinin ardından çok konuşuldu, tartışıldı. Bunu engellemenin, durdurmanın tek yolu var. Örgütlenmek ve mücadele etmektir. Ucuz işçi cenneti, işçi cinayeti cehennemi bu ülkenin çalışanlarının kaderini değiştirmek ellerimizde. Omuz omuza emeğin hakkını savunmak için mücadele etmeli ve örgütlenmeliyiz" dedi.
 
Filmin gösteriminin ardından, galanın en etkileyici konuşmasını ise kot kumlama işçisi silikozis hastası Faruk Kaya yaptı. Kaya, güçlükle kürsüye gelerek, devletin silikozis hastalarını görmezden geldiğini çok az sayıda silikozis hastasının maaş alabildiğini, onun da tedavi masraflarına bile yetmediğini belirtti.
 
Kaya, "Bizler de gün gün ölümü bekliyoruz, bizler akrabalarımızı, yeğenlerimizi toprağa verdik. Bu belgeselde biz de yer almalıydık ama zate  yetmeyen bir maaşı da alamayız, belgesel çekiminde yer alırsak maaşımız da kesilir korkusuyla katılmadık. Oysa zaten öleceğiz. Ben artık güçlükle hareket ediyorum. Böyle acılar içinde ölümü bekliyoruz" dedi.
 
Türk-İş'e bağlı Petrol-İş Sendikası Örgütlenme ve Eğitim Sekreteri Mustafa Mesut Tetik de yaptığı konuşmada, "işçi cinayetlerinin ve meslek hastalıklarının bu memlekette olağan hale getirilmeye, fıtratında var denilerek normal görülmeye çalışılıyor. Faruk Kaya arkadaşın konuşması ve durumu çarpıcı olarak resmediyor. Bu sorun hepimizin sorunu. Birlikte mücadele etmeliyiz. Buraya Türk-İş'te de hala bunu isteyen, önemseyenler var diyerek geldim" diyerek emeği geçenleri selamladı. 
 
Galanın son konuşmasını yapan Limter-İş Sendikası Genel Sekreteri Hakkı Demiral, 30 yıllık tersane işçisi olduğunu, tersanelerde büyük gemileri raspoti denilen kumla temizlediklerini, bunun için silikozis meslek hastalığına yakalanma riskinin çok olduğunu, işyeri hekimlerinin tersaneye işçi alınırken hasta olanları almadığını, ancak hastalığa da teşhis koymadığını, nerede, nasıl ve hangi iş yerinde yakalandığını bilmediklerini belirtti. Demiral, "İşimizden, devletin zorunlu olarak vermesi gereken maaşın kesilmesinden korkarak haklarımız için mücadele etmekten, sesimizi çıkartmaktan korkuyoruz. Esas mesele bu. Gün gün ölümü bekliyoruz, ölümden öte bir şey yok, bu korkuyu yenmeliyiz. Korkuyu yenersek kazanacağız. Bunun için bütün bir toplum olarak duyarlı olalım, omuz omuza mücadele edelim" diye çağrı yaptı.
 
Konuşmaların ardından gala belgesel gösterimi, söyleşi ve son olarak kokteyl ile devam etti.