25 Eylül 2024 Çarşamba

Alevi örgütlerinden ortak bildiri: Yolda birlik, mücadelede birlik için kararlıyız

"Yolda birlik, mücadelede birlik" şiarıyla bir araya gelen Alevi örgütleri ortak sonuç bildirgesi yayımladı. Bildirgede Alevilerin anayasal olarak tanınmadığı belirtilerek toplumsal dinamiklerle birlikte mücadele edileceği vurgulandı.

Alevi kurumları "Yolda birlik mücadelede birlik" şiarıyla Küçükçekmece'de bulunan Garip Dede Dergahı'nda bir araya geldi.

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE), Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF) ve Demokratik Alevi Derneği (DAD) tarafından ortaklaşa düzenlenen toplantıda, Aleviler üzerindeki baskılar ve buna karşı nasıl mücadele edilmesi gerektiğine ilişkin yöntemler masaya yatırıldı. Toplantıya Alevi kurum başkanlarının yanısıra, HDP'nin Alevi milletvekilleri Ali Kenanoğlu, Zeynel Özen, Kemal Bülbül, CHP Milletvekili Ali Şeker, CHP'li Orhan Sarıbal, Gazeteci Recai Aksu, Kezban Bektaş ve çok sayıda Alevi katıldı.

Yapılan toplantının ardından sonuç bildirgesi açıklandı. Siyasal iktidarın suskun bir toplum yaratma politikasına karşı Avrupa ve Türkiye'deki kurum temsilcilerinin 'Yolda Birlik, Mücadelede Birlik' şiarı ile Garip Dede Dergahı'nda bir araya geldikleri belirtilen bildirgede, Dünyanın bir kaos, ekonomik, sosyal çöküntü içerisinde olduğu ve demokrasi ruhunun can çekiştiği kaydedildi.

Türkiye'de lider esaslı politikaların toplumlara dayatıldığı ve toplumsal olarak tüm sosyal dinamiklerin çözüm üretme gücü elinden alınarak merkezi iktidarlar tarafından teslim alınmak istendiğinin altı çizilen sonuç bildirgesinde, Alevilerin bu baskı ve tekleşen yaklaşımları karşı yeniden bir mücadele sürecini başlatacakları belirtildi.

'ALEVİLER ANAYASAL OLARAK TANINMAMAKTA'
Alevi kurumlarının birlikteliğinin önemine vurgu yapılan bildirgede, Alevilere yönelik asimilasyon politikalarının devam ettiği belirtilerek, "Geçmişte olduğu gibi bugünde Alevi köylerine cami yapılmakta. Çocuklarına zorunlu ve uygulamalı din dersi dayatılmakta. İnancı hakir görülmekte, evleri işaretlenmekte, iktidar baskısı ile asimilasyona tabi tutulmaktadır. İnsanlar ekonomik sıkışmışlıklar altına intihara sürüklenmektedir. Aleviler Anayasal olarak tanınmamaktadır. Tanınmayan bir toplumun koşulsuz direnme ve mücadele hakkı vardır. Bu hak inancımızın önümüze koyduğu tarihsel bir sorumluluktur" denildi.

'DEMOKRASİ İÇİN TÜM DİNAMİKLERLE ORTAK MÜCADELE'
Türkiye'de süren antidemokratik sistemin tek adam yönetimine dönüştüğü vurgulanan bildirgede, laik demokratik cumhuriyet değerlerinin işleyemez duruma geldiği ifade edilerek demokrasi için tüm dinamikler ile ortak mücadeleye acil ihtiyaç olduğuna dikkat çekildi.

HDP'li belediyelere atanan kayyumlara da değinilen bildirgede, "Yerel yönetimler kayyum zihniyeti halkın temsil ve iradesi teslim alınmakta ve muhalefet üzerinde bir tehdit aracı olarak kullanılmaktadır. Türkiye'nin iç barış ve huzura ihtiyaç vardır. Bu durumu değiştirmek için toplumsal dinamiklerin Türkiye toplumunun çıkarına bir araya gelmesi ve ortak mücadele hattı oluşturması gerekmektedir. Bugüne kadar izlenen muhalif yaklaşım bu dönüşümü karşılamaktan uzaktır" denildi.

'ALEVİ KURUMLARINDA KADIN TEMSİLİYETİ AZ'
Bildirgenin devamında şunlar belirtildi:
"Avrupa'daki Aleviler sadece Alevi kimliklerinden dolayı sınır kapılarından geri çevrilmektedir. Bazılarına 5 yıl ülkeye girmesi yasaklanmıştır. Türkiye içerisinde ki Aleviler de gerekçesiz gözaltına alınmakta, evleri işaretlenmekte, cem evlerimizin statüsü kabul edilmemekte davaları devam etmektedir. Medya aracılığı ile türlü yöntemlerle Alevi inancına hakaret edilmektedir. Zeynep Yıldırım iddianamesi hazırlanmadan içeride tutulmaktadır. Turgut Öker yurtdışı yasağı konmuştur. Akd Sultangazi Pir Sultan Cemevi yıkım kararı davası şube başkanı Zeynel Odabaş'ın yargılanma süreci devam etmektedir."

Alevi kurumlarında yönetim kademelerinde kadın temsiliyetinin azlığından bahsedilen bildirgede, Alevi kurumların bu durumu gündemlerine alarak Alevi inancının düsturu ile yaklaşmaları istendi.

Son olarak bildirgede Alevi kurumlarının birlikte mücadele etmesi çin üç ayda bir toplantıların olması ve sürece tüm Alevi kurumlarının dahil edilmesi gerektiği üzerinde duruldu.