24 Temmuz 2024 Çarşamba

Havalı: İsyanımızı örgütlemek için konferansta buluşacağız

Son dönemlerde yapılan bütün eylemlerde gençlerin, özellikle genç kadınların katılımı dikkat çekerken, kadınlar, yaşamlarının daraltıldığı, müdahale edildiği her duruma itiraz ederek özgürlüklerinin gasp edilmesine izin vermemek için mücadele ediyor. Özgür Genç Kadınlar, genç kadınların itirazlarını örgütlü hale getirmek için 4'üncü konferanslarını toplayacak. ÖGK konferansını konuştuğumuz Merve Havalı, genç kadınları 2 Nisan günü gerçekleştirecekleri konferanslarına katılmaya davet etti.

Özgür Genç Kadınlar, 4'üncü konferanslarını 2 Nisan günü gerçekleştirecek. "Özgürlük için isyanı yükselt" şiarıyla İstanbul'da yapılacak konferans öncesi liseli ve üniversiteli genç kadınlarla anket çalışması yaparak sorunları ve çözüm önerilerini ortaklaştırmaya çalışan ÖGK'lılar, merkezi konferans öncesi çeşitli kentlerde de yerel konferanslar gerçekleştirecek.

İstanbul'da 2 Nisan günü saat 11.00'da Balat İnşa Kültürevi'nde düzenlenecek konferansa ilişkin Konferans Örgütleme Komitesi'nden Merve Havalı ile konuştuk.

Genç kadınların yaşadıkları sorunları ve bunları değiştirme iradelerine işaret eden Havalı, ÖGK 4'üncü konferansıyla bu gücü ve iradeyi örgütlü hale getirmeyi hedeflediklerini vurguladı.

GENÇ KADINLAR MÜCADELENİN ÖN SAFINDA

Neden böyle bir konferans örgütleme ihtiyacı duydunuz?
Bugün toplumsal mücadelenin en ön saflarında kadınları görüyoruz. İşçi direnişlerinden ulusal özgürlük mücadelelerine, üniversiteli genç kadın hareketinden liseli genç kadın hareketine kadar. 8 Martlarda 25 Kasımlarda kitlenin en dinamik ve en direngen unsurları genç kadınlar oluyor. İşçi direnişlerinde en ön saflarında genç işçi kadınları görüyoruz. Bu da aslında pek çok yakıcı sorunu aynı anda yaşamamızdan kaynaklı. Pandemi sonrasında derinleşen ekonomik krizin faturası büyük miktarda genç kadınlara ödetilmeye çalışılıyor. Üniversiteli genç kadınlar olarak ekonomik krizin yükünü çok ağır bir şekilde hissediyoruz.

KADIN ÜNİVERSİTELERİNİ AÇTIRMAYACAĞIZ
Bugün üniversitelerimiz, kampüslerimiz hem darbeci YÖK hem de rektörler tarafından sterilize edilmeye çalışılıyor. Kampüslerde bizim için en önemli alanlardan olan Cinsel Taciz Önleme Kurulları ya işlevsizleştiriliyor ya da tamamen kapatılmaya çalışılıyor. Güvenli, tacizden uzak kampüsler istediğimizde bize çözüm olarak kadın üniversiteleri sunuluyor. Ama biliyoruz ki bu üniversiteler genç kadınları toplumdan izole etme projesi. İlk gündemleştiğinden beri söylediğimiz gibi kadın üniversiteleri açtırmayacağımızı tekrar ediyoruz.

YURT EYLEMLERİNDE İLK SES ÇIKARANLAR GENÇ KADINLAR
Diğer yandan da kampüslerde özellikle başka şehirlerden gelen genç kadınlar barınma problemiyle karşı karşıya. Bugün ne yeterli sayıda yurt var ne de hem üniversitelerde yurtlarda sağlıklı, besleyici yemeklere ulaşabiliyoruz. Ya fiyatları çok yüksek oluyor ya da yemeklerin kalitesi çok düşük oluyor. Bunlara karşı yaşanan mücadelelerin en önünde hep kadınları görüyoruz. KYK yurdunda eylemlilik gördüğümüzde bahçeye inen, ilk ses çıkaran genelde genç kadınlar oluyor. 850 TL'lik KYK kredisi ya da bursu ile yaşamaya çalışıyor genç kadınlar. Genç kadınların aileden kopuşabildikleri dönem üniversite hayatı oluyor. Fakat ekonomik özgürlüklerini kazanamadıkları için ailelerine bağımlı kalıyorlar ya da barınma, ulaşım, yemek gibi en temel haklarından mahrum kalıyorlar.

GÜLİSTAN'DAN VAZGEÇMEYENLERİZ
Genç kadınlar, gece sokakta yürürken kendilerini güvende hissetmiyorlar. Gece sokakta yürüyen her genç kadının aklında katledilen bir genç kadın oluyor. Örneğin Gülistan Doku'nun mücadelesini veriyoruz ve hep söylediğimiz gibi şimdi de tekrar etmek istiyoruz; Gülistan bizim inadımız. Dört yanı kameralarla kuşatılmış bir kentte Gülistan'ın neden bulunmadığını çok iyi biliyoruz. Baş şüphelilerden Zainal gözaltına alındı ve serbest bırakıldı. Faillerin devlet tarafından nasıl korunduğunu çok iyi biliyoruz. Genç kadınlar olarak Gülistan'ı aramaktan, Gülistan'ın akıbetini sormaktan asla vazgeçmeyeceğimizi söylemek için Gülistan'dan vazgeçmeyen kadınları bir araya getirmek için de bu konferansı düzenliyoruz.

LİSELİ, İŞÇİ KADINLAR MÜCADELENİN EN ÖNÜNDE
Liseli genç kadınların da pek çok sorunu var. Onlar da aile ve erkek egemen yönetmelikler, cinsiyetçi idarelerle karşı karşıya. Okulda bir taciz durumu olduğunda idare tacizci öğrencileri, öğretmenleri koruyor. Liseli genç kadınların da buradan bir sıkışmışlık içerisinde olduklarını görüyoruz. Liseli Öğrenci Birliği'nin kurultayları sürecinde de gördüğümüz gibi liseli genç kadınlar da mücadelenin en ön saflarında kendilerine yer açıyorlar. İşçi mücadelelerinde de görüyoruz. Son dönemde yükselen grev ve iş bırakma eylemlerinin en ön saflarında hep direnen genç kadınlar var.

İSYANIMIZI YAN YANA GETİRİP ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜ KAZANACAĞIZ
Bu eylemliliklerin hepsinde tespit edebildiğimiz bir ortak nokta var. Bu yakıcı sorunlar karşısında bir şey yapma ihtiyacı hisseden genç kadınlar, kendi inisiyatifleriyle sokağa çıkıyor. Ve o mücadele sonucunda kazanım elde ediyor ya da edemiyor. Ama mücadelenin bir sürekliliği olmuyor. Biz bugün genç kadınların pek çok sorunu olduğunu tespit ediyoruz, aynı zamanda genç kadınların bu sorunları çözmeye yönelik güçlü bir iradesi, değiştirme gücü olduğunu da söylüyoruz. Fakat bu ikisi arasında bir zincir kopukluğu var. Genç kadınlar enerjilerini, değiştirme iradelerini kanalize edecek bir yer arıyor. Biz bu konferansı aynı zamanda bu arayışa cevap olabilmek, kadınların değiştirme, dönüştürme iradesini örgütlü mücadeleye kanalize edebilmek, özgürlüğümüzü kazanabilmek, bu enerjiyi örgütlemek amacıyla gerçekleştiriyoruz. Bir isyanımız var, yan yana gelip bu isyanı büyüterek özgürlüğümüzü kazanmayı amaçlıyoruz.

GENÇ KADINLARI KONFERANSIMIZDA BULUŞTURACAĞIZ

Konferansta ne tür tartışmalar yapmayı amaçlıyorsunuz?
AKP-MHP faşizminin odaklandığı nokta genç kadınlardan makbul kadın yaratmak. Biz de buna karşı "Özgürlüğümüzü kazanmak için isyanımızı yükseltiyoruz" sloganıyla bir konferans düzenliyoruz. Konferansımız iki bölümden oluşacak. İlk bölümde bugünkü kadın hareketinin tüm dünyada aslında bir kadın devrime işaret ettiğini düşünüyoruz. Ve "Yaşanan kadın devrimidir" başlığı ile tüm dünyada Arjantin'den Polonya'ya, Hindistan'dan Rojava'ya kadınların neler yaptığını ne tür mücadeleler verdiğini tartışacağız. Aynı zamanda kadın mücadelesinin durum ve olanaklarını da konuşacağız.

Ardından, genç kadınların özgün problemleri ve bunları nasıl çözebileceklerine odaklandığımız ikinci kısmımız olacak. Orada da Türkiye'deki genç kadın hareketinin AKP-MHP faşizminden nasıl etkilendiğini konuşacağız "Genç kadınlar ve faşizm" başlığı altında. Bu sorunlarımızı nasıl çözebiliriz, değiştirme irademizi, dönüştürme enerjimizi nasıl örgütleyebiliriz, ÖGK'yı özgür genç kadınlar olarak nasıl var edebilirizi konuşacağımız bir kısmımız olacak. Sonrasında da Sarya Müzik Topluluğunun bir müzik dinletisi olacak.

Konferansımız İstanbul'da olacak. Fakat tüm kentlerde konferans sürecimizi örgütlüyoruz. İzmir, Ankara, Eskişehir gibi illerden de katılım olacak ve tüm Türkiye'deki genç kadınları İstanbul'da buluşturacağımız büyük bir konferansı yapmayı planlıyoruz.

YEREL BULUŞMALAR ÖRGÜTLEYECEĞİZ

Konferansa nasıl hazırlanıyorsunuz?
Çalışmalarımızda öncelikle genç kadınların sorunlarını tespit etmeye çalışıyoruz. Hepimizin hayatında var olan şeylerin ne kadar ortaklaştığını görmek istiyoruz. O yüzden kafelere giderek, okul önlerinde, içlerinde, kampüslerimizde anket çalışmaları yapıyoruz. Onların neler hissettiğine, neler düşündüğüne, ne gibi sorunlar yaşadıklarına ve en önemlisi de bunları nasıl çözmek istediklerine dair. Liselerde ve üniversitelerimizde kampüslerde materyallerimizi afişleri dağıtıyoruz, asıyoruz. İstanbul'da ve diğer büyük şehirlerimizde konferansa gitmeden önce 26-27 Mart günlerinde genç kadın buluşmaları düzenleyeceğiz.

GENÇ KADINLARIN KONFERANSA İLGİSİ ÇOK YÜKSEK
Çalışmalarımıza genç kadınların ilgisi çok yoğun, değiştirme dönüştürme iradelerini bir yere kanalize etme ihtiyacı hissediyorlar. Örneğin afiş çalışması yaparken yanımıza gelip ne olduğunu soruyorlar ya da anket çalışmalarımızda sorulara cevap veren kadınlar konferansın gerçek bir ihtiyaç olduğunu, katılmayı istediklerini söylüyorlar. Çalışmalarımızda aldığımız tepkiler, genç kadınların ilgisinin, politik düzeyinin kendileri için hayatlarını, özgürlüklerini kazanmak için bir şeyler yapma iradelerinin çok yüksek olduğunu gösteriyor.

2 NİSAN'DA GENÇ KADINLARI KONFERANSIMIZA BEKLİYORUZ
Biz bugün genç kadınlar olarak pek çok sorun yaşıyoruz, fakat aynı zamanda değiştirme iradesi ve gücüne de sahibiz. Bu irade ve gücü örgütleyebilmek, özgürlüğümüzü kazanmak için isyanı yükseltmek için tüm genç kadınları 2 Nisan'da 4'üncü genç kadın konferansımıza bekliyoruz.