20 Eylül 2024 Cuma

Köln'de düzenlenen 4. Dayanışma Festivali sona erdi

Köln'de tutsakların sesini yükseltmek amacıyla Dayanışmanın Sesi Derneği tarafından düzenlenen 4. Dayanışma Festivali sona erdi.

Tutsakların sesini yükseltmek amacıyla Dayanışma'nın Sesi Derneği tarafından Köln'de düzenlenen 4. Dayanışma Festivali sona erdi.

'TUTSAKLARA MEKTUP GÖNDERMEK ÇOK ÖNEMLİDİR'
Dayanışma Festivalinin üçüncü günü "mapustan mektuplar" başlıklı panel ile başladı. Türkiye'deki tutsaklar ile sürekli mektuplaşan Dayanışma'nın Sesi Derneği üyeleri Bernadette Ronnes ile Osman Uludağ, Yazar Gül Güzel, Tutsakların Sesi Platformu temsilcisi Hüseyin Bulut ile Türkiye'den Görülmüştür derneği temsilcisi Adil Okay katıldı. Sohbette tutsakların mektuplarından bölümler okundu ve Türkiye'deki güncel hapishane koşulları üzerine tartışmalar yürütüldü. Sohbette tutsaklara mektup göndermenin çok önemli ve değerli olduğuna vurgu yapıldı. Dayanışma'nın Sesi Derneği tarafından 2024 için kartpostallar hazırlandığı ve yine Alman siyasetçileri, gazetecileri ve kurum temsilcilerinin kart göndermeye teşvik edileceği vurgulandı.

'ÖZGÜRLÜĞÜN SESİ' KİTABI TANITILDI
Geçen yılın Kasım ayında yayınlanan "Stimmen der Freiheit" (Özgürlüğün Sesi) başlıklı kitap yazarlar Gerrit Wustmann ile Yavuz Ekinci tarafından tanıtıldı. Söyleşinin moderatörlüğü yapan Leyla Wessling ise, Özgürlüğün Sesi isimli kitabın Can Dündar, Aslı Erdoğan, Eren Keskin, Adil Demirci, Barış Uygur, Osman Okkan, Burhan Sönmez, Sehbal Şenyurt Arınlı, Gaye Boralıoğlu ve Yavuz Ekinci gibi yazarların katkısıyla hazırlandığını vurguladı. Özgürlüğün Sesi isimli kitapta Türkiye'de cumhuriyetin 100. yılına girerken ülkede yaşanan insan haklarına yönelik saldırılara vurgu yapıldığını belirten Gerrit Wustmann ayrıca Osman Kavala'nın bir hikayesini anlattıktan sonra onun altı yıldır tutsak olduğuna dikkat çekti. Bu hafta Frankfurt kitap fuarında "Cennetin kayıp toprakları" isimli eserin Almancasının tanıtılmasın ardından festivale katılan yazar Yavuz Ekinci ise iki kitaptan alıntılar okudu ve tanıttı.

'JİN, JİYAN, AZADİ AYAKLANMANIN SLOGANIDIR'
"Jin, Jiyan, Azadi – İran'da bir yıldır ayaklanma" başlıklı panel ise festivalin son paneli oldu. Panele Avrupa Parlamentosu milletvekili Özlem Alev Demirel, Yeşiller milletvekilli Berivan Aymaz, İran'da tutsak Alman vatandaşı Nahid Taghavi'nın kızı Mariam Claren ile İranlı gazeteci Susan Zare konuşmacı olarak katıldı. Panel gazeteci Susan Zare'nin İran'da yaşanan ayaklanmada sembolleşen bir şarkıyı söylemesiyle başladı. İran'da muhalif gazetecilerin zorluklarını anlatan Zare, "Jin, Jiyan, Azadi"nin Kürt kadın hareketinin sloganından tüm muhalefetin ve ayaklanmanın sloganı haline geldiğini vurguladı. Ardından söz alan Mariam Claren, "İran'daki ayaklanma Avrupa basınında sadece başörtüsü ve giyim üzerine indirgeniyor ama öyle değil. Bu eylemlerde 44 yıldır iktidarda olan bu gerici şeriatçı rejimi yıkılmak isteniyor" dedi. "Annem ile aynı hücreyi paylaşan Narges Mohammadi'nin Nobel barış ödülünü kazanması İran'da başta tutsaklara olmak üzere muhalefete moral kaynağı olmuştur" dedi.

Kuzen Ren Westfalya Eyalet Meclisinde Yeşiller Partisinden milletvekilli olan Berivan Aymaz ise "İran'daki eylemleri destekleme amaçlı eyalet meclisinde gündeme aldık ve Patenschaften kampanyasını başlatarak tutsaklara sahip çıkmaya çalıştık" dedi. Aymaz, Patenschaften kampanyasında çok sayıda muhalife ve tutsağa destek olduklarını ancak tüm desteğe rağmen 63 aktivistin idam edildiğini açıkladı.

DEMİREL: İSRAİL VE FİLİSTİN'DE BARIŞ TALEBİNİ YÜKSELTMELİYİZ
Avrupa Parlamentosunda Sol Parti Milletvekili olan Özlem Alev Demirel ise sözlerine Ortadoğu'da İsrail ve Filistin'deki yaşanan savaşın yeni bir tehlikeye yol açtığını ve binlerce sivil insanın hayatını kaybettiğini belirterek başladı. Filistin'de Hamas'ın faşist bir örgütlenme olduğu gibi İsrail'de Başbakan Netanyahu altında faşist bir hükümetin olduğunu belirten Demirel, "Hamas rehineleri serbest bırakmalı, İsrail hükümeti sivillere yönelik saldırılarını durdurmalıdır" dedi.

Panel soru ve cevap bölümünün ardından sona erdi.